Duyum ve Bütünleme

"Kocaeli ilinde çalışmalarını sürdüren Fizyoterapist Habibe AKIN, bireysel
farklılıklarını dikkate alarak çocuk danışanlarına duyu bütünleme terapisi uyguladı.

Duyusal bütünlemenin kişiliğe ve yetişkinlik dönemi bireysel özelliklere olan etkisini irdeledikçe
fonksiyonel harekete olan ilgisini arttı ve yetişkinlere pilates seansları vermeye başladı.
Hem duyu bütünleme terapisinde hem de pilates seanslarında disipline ve istikrara
önem vermekte ve terapist olarak bireye empati ile yaklaşmaktadır."

 

   Duyum, nöral organizasyonu başlatan , nöronları uyaran, ateşleyen enerjilerdir. Bütünleme, duyumun anlamlandırılmasının ilk şartı olarak parçaların birleştirilmesidir. Parçalar bütün oluşturduğunda , bütünleme gerçekleştiğinde adaptif cevaplar ortaya çıkar. Adaptif cevaplar duyusal bütünlemenin derecesini gösteren en temel göstergedir. Eksik ya da düzgün olmayan adaptif cevaplar algılmada, anlamlandırmada bozukluğa neden olur.

   Yaşadığımız dünyada otururken, kalkarken yürürken, yemek yerken , konuşurken yani pek çok motor aktivitede ve duyguda , düşüncede  birden fazla nöron ateşlenir. Eğer ateşlenen nöronlar ile bütünleme gerçekleşebiliyorsa uygun ve yeterli adaptif cevaplar oluşur. Bu da günlük hayatta uygun fonksiyonel hareketlerin ve tavırların oluşmasını sağlar. Jean Ayres duyusal bütünlemeyi, kişinin kendi vücudundan ve çevresinden gelen duyumları organize eden ve vücudu çevreyle uyumlu kullanmaya mümkün kılan nörolojik tepkileme olarak tanımlıyor.

   Görme, işitme, dokunma(taktil), proprioseptif ve vestibüler sistem duyusal sistemlerimizdir. Bir davranışın ortaya çıkmasında birden fazla sistem rol alır ve bu sistemlerden alınan duyumlar ile bütünleme gerçekleşir. Uygun organizasyon sağlanamıyorsa uygun olmayan cevaplar ortaya çıkar. Bu duruma da duyu bütünleme bozukluğu denir.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.